Hokusai kadar çalışkan olmak

Belgesel deyince BBC yapımlarını izlemek bana ayrı bir keyif verir. Özellikle David Attenborough‘nın kuş belgeselleri hafızamda yer etmiştir. Ama doğa belgeselleri dışında gündelik yaşam, tarih ve sanat belgesellerinde de gösterdikleri özeni göz ardı etmem mümkün değil! İşte geçenlerde izlediğim 2017 yapımı “Hokusai: Old Man Crazy to Paint” adlı belgeseli de hem konusu hem de anlatımıyla etkileyici buldum.

Hokusai - Kanagava'nın büyük dalgası

Kanagava’nın Büyük Dalgası (Fuji Dağı’nın Otuz Altı Görünümü adlı eserinden)

1760-1849 yılları arasında yaşayan Katsushika Hokusai’yi isim olarak bilmeseniz bile “Kanagava’nın Büyük Dalgası”nı görmüş olma ihtimaliniz yüksektir. Ressam, illüstratör, baskı ustası Hokusai’nin “Fuji Dağı’nın Otuz Altı Görünümü” adlı serisindeki ilk görünümdür bu baskı ve dünya çapında bilinir. Ama daha ne eserler vermiştir! Kitaplar için illüstrasyonlar çizmiş, ahşap baskılar için kalıp oymuş, nice soyutlamalar yapmış, resimlerini ince fırça darbeleriyle bezemiştir. Evet bu son kısım kendi içinde çelişiyor, farkındayım, ama eserlerini incelediğinizde demek istediğimi anlayacaksınız. bunun için “Yeşil Başlı Ördek” ve “Kardaki Yaşlı Kaplan” resimlerine dikkatlice bakmanız yeterli olacaktır.

Hokusai Otoportre

Hokusai Otoportre

Hokusai’nin yaşam öyküsü biz sıradan insanlara ilham vermeli. Neden mi? Bir kere “büyük adamlar” da tökezler. Yani onlar da insandır. Sıradan insanlar gibi şanssızlıklara, haksızlıklara maruz kalabilirler. Onları bizden ayrı kılan bence yalnızca yetenekleri değil, çalışmaktan vazgeçmemeleri de. XX. yüzyılda meslek hayatlarının başındaki bilim insanlarının makaleleri birçok kez hakemli dergiler tarafından reddedilmiştir. Bu insanların bir kısmı ileride Nobel ödülü kazanmıştır. İş dünyasına baktığımızda Steve Jobs gibi yöneticiler kurdukları şirketten atılmış, yılmamış, bir süre sonra geri çağrılmışlardı. Alanındaki tüm “önemli” isimler her tökezleyişlerinde yapmayı en iyi bildikleri işi yapmaya devam ederek ayağa kalkmışlardır. Hokusai’nin XVIII. yüzyıldan XIX. yüzyıla uzanan yaşamına baktığımızda da aynı çalışkanlığı ve azmi görüyoruz. İleri yaşlarda her şeyini kaybetmiş, hem de bir değil iki kez. Yine de çalışmış, çizmiş. Her yeni başlangıçta önceki işlerini aşmış yine de asla “ben oldum, yaptım, tamamım” dememiş. Kendi deyimiyle altı yaşından seksen yaşına kadar kalemi elinden düşürmemiş, yine de daha istediği gibi bir kedi bile çizememiş.

Karda Yaşlı Kaplan

Karda Yaşlı Kaplan

İşimizi yaparken yılgınlık hissettiğimiz o anlarda Hokusai’nin yaşam öyküsünü hatırlamak bize ilaç gibi gelecek!

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s