E-ticarette Yalnızlar Günü (Singles Day) Etkisi!

Özel günlerin pazarlamaya etkisinden, tüketim toplumunu nasıl yönlendirdiğinden, ticareti canlandırmak için nasıl türlü şekillere büründüğünden, getirilerinden ve götürülerinden zaman zaman söz ediyorum. Kasım ayı, ülkemizdeki özel gün harcamaları açısından kısır bir ay sayılır. 24 Kasım’daki Öğretmenler Günü dışında bir harcama yapıldığı pek görülmüyor. Eskiden onda da en fazla bir çiçek alırdık. Ancak duyduğuma göre şimdiki öğretmenlerin bir kısmı (hepsi değil elbette!) aksesuar, giysi türü hediyelere hayır demiyorlarmış. Galiba böyle bir günü de harcama yapmak için bahane haline getirmeyi başarmışız.

Başka ülkelere baktığımızdaysa Kasım ayının oldukça hareketli geçtiğini görüyoruz. Örneğin, şu anda Çin dışında çok bilinmeyen, hatta kutlanmayan Yalnızlar Günü veya Bekârlar Günü olarak çevirebileceğimiz Singles Day satış rekorlarının kırıldığı bir gün. 11/11 yani kasım ayının 11. günü kutlanan bu özel gün kıta Çin’indeki gençler arasında bir sosyalleşme ve eğlence günü olmuş. 11. ayın 11. günün seçilme nedeni ise 1 rakamının tek başına olanları ve yalnız olan bu insanların bir araya gelişini sembolize etmesi. 90’lı yıllarda bir üniversite etkinliği olarak başlamış. Üniversiteden mezun olanlar iş hayatında da bunu gelenekselleştirmeye ve akıma dönüştürmeyi başarmışlar. Bekârların, tek başına olanların bir araya gelip eğlendiği bu günün amacı bekârlığa övgü gibi gözükse de aslında kendine bir sevgili/eş bulmak.

Alibaba.com e-ticaret platformu bu yıl Yalnızlar Günü’nü en kârlı kapatan olmuş. Kampanya gününün ilk 2 dakikasında platform üzerinden 1 milyar ürün satılmış. 30 dakikada ise bu miktar 7 milyar ürüne ulaşmış. Bu güne yönelik satış etkinliğine katılan firmaların 40.000 Çin dışından firmalar olmuş. Alibaba’da bu güne ait satış rakamı 25 milyar dolar olarak açıklanmış.

Alibaba’nın en yakın rakibi olan bir başka Çin menşeili site JD.com ise rakibi kadar büyük satış rakamlarına ulaşmamış. Yine de 1-12 Kasım arasında bu siteden yapılan satışların 19 milyar doları bulduğu belirtilmiş.

Bu iki e-ticaret platform arasında içerik ve işletim açısından bazı önemli farklılıklar var. Alibaba’nın özelliği firmalar arası (Business to Business-B2B), firmadan tüketiciye (Business to Consumer-B2C) satış imkânı sağlayan bir nevi pazar yeri görüntüsü çiziyor. Ayrıca bulut sistemi, çevrim içi ödeme sistemi gibi alanlarda da faaliyet gösteriyor. JD.com ise, ilk kurulduğunda Alibaba’nın yöneticileri tarafından kendi platformları altında faaliyet gösterilmesi istenen bir firma. Yani daha kuruluş aşamasında kendilerine rakip olabileceği düşünülerek hâkimiyet altına alınmaya çalışılmış. Ancak JD.com’un kurucuları bunu istememiş. Şu anda doğrudan satışta Çin’in en büyük e-ticaret firması ve yapı olarak dikey pazarlama yöntemini kullanıyor. Bir nevi Çin’in Amazon.com’u denilebilir.

Önümüzdeki yıllarda satışların daha da artacağını öngörmek pek de zor değil. Çünkü 2020 yılında Çin’deki bekâr erkek sayısının 35 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Aynı yıl Çin e-ticaret pazarının ise ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın toplamından daha büyük olacağı öngörülüyor.

Gelelim diğer ülkelerdeki yoğun harcama yapılan günlere… Kasım ayının 11’i kadar olmasa da yoğun alışveriş yapılan iki günden söz etmek lazım. Bunlardan ilki Kara Cuma (Black Friday).

Hani o Hollywood filmlerinde insanların akşamdan sabaha uzuuuun kuyruklar oluşturduğu ve mağaza kapıları açılır açılmaz birbirlerini ezerek içeri akın ettiği gün. ABD’de kasım ayının 4. perşembesi Şükran Günü, ertesi günü ise Kara Cuma’dır. 1952 yılından beri yapılan bu gün, Noel öncesi alışveriş çılgınlığının da başlangıcıdır. Sınır komşusu Kanada’yı da etkilemiştir. Ayrıca Hindistan’dan Belçika’ya kadar birçok ülkede de aynı adla benzer uygulamalar görülmektedir. Ancak hepsinin aynı tarihe denk gelmez. Bizde de geçtiğimiz yıllarda bazı mağazalarda bu etkinlik yapılmıştır. Hatta hatırlarsanız uluslararası bir lüks tüketim markasının kapıları açmasıyla meşhurlarımız bir çanta için saç saça baş başa kavgaya tutuşarak ana haber bültenlerine konu olmuşlardır.

İkinci günümüz bu kadar gürültülü geçmese de 2005 yılında e-ticaret üzerine çalışan pazarlamacılar tarafından hizmetimize sunulmuş bir gün olan Siber Pazartesi (Cyber Monday).

Şükran Günü hafta sonu iş yoğunluğundan dolayı alışveriş yapamayanların, bu günün ardından gelen pazartesi günü internetten ucuza alışveriş yapmasına olanak tanır (!) Büyük perakendecilerle başa çıkamayan küçük firmaların da katıldığı bu etkinlik, isminden de anlaşılacağı üzere çevrim içine özel bir uygulamadır.

Yapılan araştırmalarda Kara Cuma’da teknolojik ürünlere ilginin yoğun olduğunu, siber Pazartesi’de giysi, aksesuar türevlerinde daha çok satış yapıldığı görülmüştür. Siber Pazartesi, dünya genelinde çevrim içi perakende satışlarda kullanılan bir terime dönüşmüştür. Yine de 2016 yılında yapılan harcamalara bakıldığında Yalnızlar Günü’ndeki harcamaya hiçbiri henüz ulaşamamıştır.

Bayram, tatil, e-ticaret ve androidler elektrikli koyun düşler mi?

Bayram haftası tüm hızıyla devam ediyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladık. Şimdi de Kurban Bayramı’nın ilk günündeyiz. İdari izin yapanlar uzun(nnn) tatilden mutlu, şehirde kalan benim gibiler ise “onlar gitti, şehir boşaldı” diye huzurlu. Son iki haftanın -magazin haberlerini saymazsak- gündemi meşgul eden konuları sıcaklar, yağışlar, kurbanlık alışverişi ve bayram tatili giderleri. Son iki konuyu biraz açalım:

Elektronik koyun

akıllı telefonda koyun çizimi

İnternetten büyük ve küçük baş hayvanlarınızın “seceresini” araştırabilirsiniz.

90’lı yıllarda kurbanlık koyun ve internet kelimelerini yan yana kullanmayı aklımızdan bile geçirmezken, şimdi alınan büyük veya küçük baş kurbanlık ile ilgili bilgiler bir mobil uygulama üzerinden sorgulanabiliyor. T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından web sitesinde yayımlanan “Küpe Sorgulama” isimli mobil uygulama ile alınan kurbanlık hakkında bilgiye ulaşılabiliyor. Uygulamayı indiremeyenler ise https://hayvanbilgi.tarim.gov.tr/ sitesinden yine küpe numarası sorgulatabiliyorlar.

 

Bir de kurban rehberi hazırlanmış. Kurbanlık hayvan alımında ve kesiminde dikkat edilecek hususlar hakkında bilgilendirme amacıyla pdf belgesi oluşturulmuş. Ehil olmayan kişiler tarafından kesilen ve düzgün koşullarda saklanmayan derilerden yaklaşık yüzde 20 ekonomik kayıp oluştuğu söyleniyor. Sabahtan beri haberlerde kurban keserken yaralananları duyuyoruz. İşte böyle anlarda “keşke akıllı telefonda mesajlaşacağınıza biraz zaman ayırıp bu rehberi okusaydınız” demek geçiyor insanın içinden.

Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?

Do androids dream of electric sheap kitap kapağı

İlk baskısı 1968’de yapılmış, ben 40 yıl sonra SF Masterworks’a ait bir baskıyı bulmuşum.

Kurbanlık koyun ve tatil derken, Kurban Bayramı’nda dinlenenlere bir de kitap önereyim. Orijinal adı “Do Androids Dream of Electric Sheep” olan, dilimize “Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?” olarak çevrilen Philip K.Dick’in 1968 yılında yayımladığı bu bilim kurgu romanını okuyabilirsiniz. “Blade Runner” (Bıçak Sırtı) filmine de temel olan bu romanda tükenmiş dünyada “gerçek” bir hayvan sahibi olmak isteyen kahramanımızın avladığı androidlere karşı olan düşüncelerindeki değişimi izliyoruz. Nasıl kahramanımız “gerçek bir koyun” sahibi olmanın hayalini kuruyorsa, androidler de belki “elektrikli bir koyun” sahibi olmak istiyordur?

Kurbanın teknolojik (!) kısmını yazdık. Biraz da harcamalara bakalım.

Kurban Bayramı’nın e-ticarete yansıması

Gittigidiyor‘un açıkladığı 1-22 Ağustos 2017 satış verilerine göre derin dondurucu satışı geçen yıla göre 3 kat artmış. Kıyma makinesi satışlarında ise 2 kat kadar bir artış var. Üç büyük şehrimiz her iki ürünün en fazla ilgi gördüğü iller. Bu illerin yanı sıra, derin dondurucuya Bursa ve Kocaeli’den, kıyma makinesine ise Gaziantep ve Hatay’dan talep var. Kıyma makinesi için tüketiciler 200 TL, derin dondurucu içinse 1.000 TL’yi gözden çıkarmış.

Özellikle derin dondurucu alımında oldukça istikrarlı bir toplumuz galiba. Neden derseniz? Bundan 2 yıl önce aktif olan kliksa.com adlı çevrimiçi ticaret platformu -ki daha sonra küçültülerek TeknoSA’nın altında bir outlet kanalına dönüşmüştür-tarafından açıklanan Kurban Bayramı öncesi ve boyunca yapılan alışverişlere yönelik değerlendirme de benzer bir sonuç gösteriyordu. Derin dondurucu talebi o dönem de önceki yıllara göre 2,5 kat artış göstermiş ve erkek tüketicilerin akıllı telefondan sonra en çok rağbet gösterdiği ürün olmuş.

Tabii derin dondurucu satışlarında yalnız bayramın değil, sıcakların da etkisi olabilir.

E-ticaretin sıcakla arası nasıl?

E-ticaret sitesi avantajix.com 8 Temmuz-8 Ağustos 2017 tarihleri arasında yapılan çevrimiçi alışveriş verilerini Mayıs ayı verileriyle karşılaştırmış ve 30 derecenin üstündeki havalarda çevrimiçi alışverişte artış olduğunu gözlemlemiş. Bu artış, hava sıcaklığı 30-35 dereceyken yüzde 60-70, 35-37 derecedeyken yüzde 100, 40 dereceye yaklaştığında ise yüzde 130’a ulaşmış. Sıcak havalarda alışverişin en yoğun olduğu saat aralığı ise 12.00-16.00 olarak belirlenmiş.

Böyle sıcak havalarda marketlerin çevrimiçi siteleri, yüzde 35 ile satışta en fazla artış gösteren siteler. Onu fırsat siteleri ile kozmetik ürün siteleri izliyor. Bu sitelerdeki alışveriş trafiğinin artışında tatil için harcama yapacak kitlenin rolü de olsa gerek. Ne yazık ki bu konuda elimde başka bilgi olmadığından dolayı, yalnızca spekülasyon yapabiliyorum.

Bayram tatilinin e-ticarete faydası

Gelelim bayram tatiline. 30 Ağustos Zafer Bayramı ile Kurban Bayramı tatillerinin birleştirilmesinin turizmde canlılık bekleniyordu. Hatta bu tatil süresince de e-ticaret sektörünün 1 milyar TL ciro yapmayı hedeflediği belirtiliyordu. Zaten geçtiğimiz günlerde otel konaklamaları, yurt içi ve yurt dışı turları, uçak ve otobüs biletleri online satışlarının günlük yüzde 150-200 arasında arttığı açıklanmıştı. Daha önce kapısını yerli turiste açmamış oteller için kötü geçen 2017 yazının zararları, bayram tatiline gelen yerli turistle az da olsa giderilecek gibi gözüküyor.