Dünya Tasarım Başkenti 2020: Lille (Fransa)

1957 yılında International Council of Societies of Industrial Design (Icsid) adıyla kurulan World Design Organization (WDO), endüstri ürünleri tasarımı mesleğini tanıtım amaçlı uluslararası bir sivil toplum kuruluşu. World Design Capital® (Dünya Tasarım Başkenti) ise WDO tarafından geliştirilen bir programın adı.

WDO, “Dünya Tasarım Başkenti” olarak adlandırdığı kentleri 2008 yılından beri seçiyor.  Tasarım, şehir planlama, sosyal ve ekonomik gelişim konularında kent sakinlerini ve çevreyi gözeten planlar geliştirip uygulamaya koyan kentler program başvurusunda öne çıkıyorlar.

Seçilen kent, yıl boyunca süren etkinliklerle yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik, sürdürülebilir tasarım anlayışıyla oluşturduğu kentleşme politikasını ve yenileşme hareketini tanıtmakla yükümlü. Uluslararası Tasarım Galası, Uluslararası Tasarım Evi Sergisi, Uluslararası Tasarım Politikaları Konferansı, eski katılımcılarla iletişim etkinlikleri, Uluslararası Tasarım Haftası Forum’u tanıtım yapılacak etkinlik listesinde yer alıyor.

2018 yılı için Mexico City seçilmişti, 14 Ekim’de yapılan açıklamayla Lille, rakibi Sydney’i geçerek bu programın yeni uygulayıcısı olarak belirlendi.

Apple iphone 8 etkinliğini canlı yayımlayan blog adresleri

Evet şu anda teknoloji ve tasarım dünyası geri sayım yapıyor. Bakalım Apple bu kez ne yumurtlayacak? Uluslararası teknoloji haber siteleri etkinliğe dair canlı blog yayınına başladılar.

The Verge’den bu etkinliği izlemek isterseniz: http://bit.ly/2jm1QhN

Tech Crunch’tan izlemek isteyenler içinse linkimiz: http://tcrn.ch/2w3tzJY

Etkinliğin düzenlendiği Steve Jobs Theater’ın mimari yapısını da bu arada çekilen fotoğraflardan az çok görebilirsiniz.

Kabul edelim, günümüzde çok az etkinlik teknoloji, kullanıcı arayüzü tasarımı, ürün tasarımı, mimari, sosyal medya ve pazarlama açısından daha başlamadan bu kadar sansasyon yaratabilir. Bekleyip göreceğiz bakalım!

Dron Terminali

İlk kez bu yılki Venedik Bienali ile ilgili bir haberde görmüştüm: Droneport. Dron terminali veya dron limanı diyebiliriz sanırım. Askeriyede, eğlence sektöründe (düğünde kamerayla uçurulup kayıt alındığına şahidim), haber merkezlerinde, uzaktan kumandayla kullanılan, mahalle kırtasiyesinden satın alabileceğiniz -zincir bir kitapçıda satıldığını gördüm, ama yeni bir yasayla satışına kısıtlama ve kayıt altına alınma zorunluluğu getirilecek galiba- hava aracının konabileceği alan.

Yakın zamanda bu konuda bir yazı daha okuma fırsatı buldum. Böyle bir terminalin altyapısı yetersiz, gelişmekte ülkelerde sıçrama tahtası olabilecek bir proje olduğundan söz ediliyordu. Afrotech-Redline’dan Jonathan Ledgard, Norman Foster Vakfı’yla (The Norman Foster Foundation) bu proje için iletişime geçerek, Ruanda’da yapılmak üzere bir mimari proje oluşturmuş. Bazı yerlerde ticari amaçla, örneğin pizza dağıtımında kullanılan dronlar, yol iz olmayan yerleşim bölgelerine tıbbi malzeme ulaştırmada veya posta hizmetinde de kullanılabiliyor.

Ruanda için droneport projesi, Foster+Partners

Ruanda için droneport projesi, Foster+Partners

Ruanda için hazırlanan bu dron terminali projesinin inşasında yerel malzeme ve işgücünden faydalanılması ve terminalin insani yardım noktası olarak kullanılması hedeflenmiş. Kısa filminde yerel dokuya uygun, doğal afetlere dayanıklı bir tasarım olarak tanıtılan çalışmanın bienal için yapılan uygulamasının yerine, Afrika’da yerel halk tarafından inşa edilişini izlemek isterdim doğrusu. Zaten bu tasarımın başarısını da ancak ihtiyaç bölgelerinde kolay inşası ve başka coğrafyalara da yayılan etkin kullanımı gösterebilir.

Droneport bana üniversiteye başladığım sene aldığım Victor Papanek’in 1971 yılında yayımladığı “Design for the Real World” adlı kitabını anımsattı. Papanek kitapta, etrafımızı kaplayan kullanışsız, anlamsız, geçici akımlara kapılarak yapılan tasarımlardan dem vurur. Tasarımcının bir ürünün kabuğuna müdahale etmesine yani yalnızca formundan sorumlu olmasına karşı çıkar. Kaynak ve enerji israfının önüne geçmemizi, dünyada sağduyulu tasarımlara ihtiyacımız olduğunu söyler.

Kitaplığımdaki yeşil kapaklı 1992 yılına ait baskı

Kitaplığımdaki yeşil kapaklı 1992 yılına ait baskı

Tasarım yaşamının başında ve internetin olmadığı dönemde okunan bu kitaba bir daha göz atıp güncelliği üzerine kafa yormakta fayda var galiba. Belki içindekiler şimdi daha anlamlı gelecektir veya güncelliğini yitirmiş olacaktır. (Kitabın Türkçe çevirisi var mı, diye bakındım. Bulamadım. Çevrilmediğine inanamadım.)

Kaynak: Jan Doroteo. “Norman Foster Explains How Drones in Rwanda Could Lead the Way for New Cities” 09 Jun 2016. ArchDaily. Accessed 8 Jul 2016. <http://www.archdaily.com/789122/norman-foster-explains-how-drones-in-rwanda-could-lead-the-way-for-new-cities/&gt;