Morun Yeni Tonu: Love Symbol #2

Bundan önceki iki blog girişinde söz ettiğim Hokusai ve Raymond Loewy kadar çalışkan ve üretken olan besteci, yorumcu, müzisyen (bu listeye prodüktör, dansçı, aktörü de ekleyebilirsiniz) Prince hâlâ haberlere konu olmayı başarıyor.

Prince için Pantone tarafından çıkarılan mor renk: Love Symbol #2

Warner Bros. ile Prince arasındaki yasal savaşın sonucunda doğan “Love Symbol” bu renge de adını vermiş.

Ölümünün üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, 14 Ağustos’ta Pantone firması sanatçının anısına “Love Symbol #2” olarak adlandırdığı rengin duyurusunu yaptı. Mavinin ağır bastığı bu mor tonu için ilham kaynağı ise Prince’in eğer hayatta olsaydı- konserlerinde çalacağı özel üretim mor Yamaha pianosu oldu.

Tasarımın Rengi, Tasarımcının Zevki

Tasarım bölümlerinde “Temel Tasarım”, sanat fakültelerinde “Temel Sanat Eğitimi” derslerinin vaz geçilmezlerinden biri “renk” konusudur. Yaptığınız çalışmayı savunurken jüriden biri “Neden bu rengi seçtin?” diye sorduğunda “Sevdiğim için.” diyemezsiniz. Zaten eğitimin önemli noktalarından biri tasarımın gerektirdiğini yapmayı öğrenmektir. Sevdiğiniz şeyi değil!

Güzel tasarım yerine doğru, çalışan ve iyi tasarım yapmaya koşullanmış eski öğrenci-yeni tasarım profesyoneli, çalışma hayatına atılınca bazen teknik, kimi zaman “duygusal”, çoğu zaman ise müşteri kaynaklı müdahale altında renksiz bir tasarım ortamına savrulur. Üründe kullanılacak plastiğin pigmenti pahalıdır veya fabrikadaki stoku eritmek gerekir; raporu 4 renk değil de 5 renk basamazsınız, çünkü masraflı olur veya anlaşmalı matbaanın 5 renk makinesi yoktur ve işi ikinci kez makineye sokmak istemez; 5×2 cm’lik etiketin üzerinde kullanılacak 2 renk müşterinizin içine sinmediğinden(!) size 38 ayrı renk uygulaması yaptırır ve sonunda sizin en başta sunduğunuz 3 renkten 2.sini kabul eder, vs.

Bir de bazen öyle bir iş gelir ki tasarımcı veya pazarlamacı da şaşırır. İşte size böyle bir “iş özeti”: Avusturalya hükümeti pazar araştırması yapan Gfk adlı şirketten sigara paketlerinin tasarımında içmeyi engelleyecek bir renk çözümü sunmasını istemiş. Bir pazar araştırması şirketinden ürünü az sattıracak bir yöntem istenmesi oldukça alışılmadık! Her neyse, önerilen renk o kadar itici bir renk olsun ki sigara tiryakisi paketi satın almak istemesin, demişler. Şirket yaptığı testler sonucunda Pantone kataloğundaki 448C kodlu toprak tonlarında koyu kahverengi veya koyu yeşil diyebileceğimiz bir rengin sigara tiryakilerince “en az çekici” renk olduğunu tespit etmiş.

Opaque Couché CMYK 33 43 80 82 RGB 74 65 42 Web Safe #333333

Opaque Couché
cmyk 33 43 80 82
rgb 74 65 42
web safe #333333

1000 tiryaki ile yürütülen araştırmada önerilen diğer renkler arasında küf yeşili, beyaz, bej, koyu gri, hardal rengi ve koyu kahverengi yer alıyormuş. Bir ara koyu kahve yarışta öne geçer gibi olduysa da bu rengin çikolatayı hatırlatması yüzünden ipi göğüsleyen renk toprak tonlarındaki koyu yeşil/kahve 448C olmuş. Hükümet araştırma hakkında yaptığı ilk açıklamada 448C’den “zeytin yeşili” olarak söz edince Avusturalyalı zeytin üreticileriyle ufak bir kriz yaşanmış. Avusturalya Zeytinciler Derneği’nden gelen itiraz sonucunda 448C’nin takma adı “donuk koyu kahverengi” olarak değiştirilmiş.

 

İşte bu araştırma sonucunu duyan blog dünyasından “dünyanın en çirkin rengi” damgasını yedi 448C. Bunun üzerine tasarım dünyası da boş durmadı ve “Çirkin renk yoktur!” makaleleri yazdı veya fastcodesign.com gibi web siteleri ünlü tasarımcıların fikrini sorduğu röportajlar yaptı. Bu sitede yayınlanan kısa filmde ünlü tasarımcılar özetle “Çirkin renk yoktur, her renk bulunduğu bağlam içinde değerlendirilir.” demişler. Milton Glaser’ın söylediğini ise özellikle kulağa küpe yapmak gerekiyor: “Hiçbir renk birbaşına seçilemez, her renk bir diğeri bağlamında değerlendirilir.” Öte yandan Pantone şirketi de “Bizim için her renk eşittir” demiş ve konuyu kısa kesmiş.

Birleşik Krallık'taki sigara paketleri için maket

Birleşik Krallık’taki sigara paketleri için maket

Avusturalya hükümetinin yaptırdığı bu araştırmanın sonucu Birleşik Krallık ve Fransa’da da benimsenmiş gözüküyor. Bu ülkelerdeki sigara paketlerinde de aynı rengin kullanılmasına yönelik denemeler yapılmaya başlanmış. Paket üzerindeki “sigara öldürür” türü sloganlarla ve kanserli akciğer gibi fotoğraflar eşliğinde kullanılacak olan bu rengin üzerinde herhangi logo bulunmayacak. Marka adı tüm paketlerde aynı yazı tipi, boyutu ve rengi ile yazacak. Paketin %60’ını bu uyarılar kaplayacak.

Leonardo da Vinci, “Mona Lisa” (1452) (Image via Wikimedia Commons)

Leonardo da Vinci, “Mona Lisa” (1452) (Image via Wikimedia Commons)

Denekler tarafından “kanserli akciğer rengi, bebek kakası, katran rengi” olarak yorumlanan 448C’nin ev dekorasyonu ve moda sektöründe sıkça kullanılıyor. Sanat tarihinde de bu rengin popülerliğini anlamak için başta Mona Lisa olmak üzere (giysisinin ve şalının rengine dikkat edin!) ünlü bazı resimlere bakılabilir.

Tabii ki renklerin “duygusal eşleştirmeleri” olduğu ve müşterinin satın alma dürtüsünü tetiklediği pazarlamada yıllardır bilinen bir gerçek. Standart ambalajların sigara içenler üzerindeki etkisi tam olarak ölçülemese de 2012 ve 2013 yıllarındaki iki araştırma en azından tüketicinin yanlış yönlendirilmesinin önüne geçildiğini göstermiş. Örneğin tüketicinin açık renkli paketlerdeki sigaranın koyu renk paketlerdekine göre sağlığa zararının daha az olduğu izlenimine kapılması gibi. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’ne göre paketlerdeki bu standartlaşma sigaranın cazibesini ortadan kaldırma amacını güdüyormuş. Yine de sigara gibi toplumsal bir sorunun yalnızca tasarımla çözülemeyeceğinin herkes farkında!